Evren Nedir?
Evrenin diğer bir adıda kainattır. uzayda bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün adıdır. Pozitif bilimler açısından evren, gök cisimlerini barındıran uzay ve tamamen boş olan karanlık uzayın toplamıdır. Dolayısıyla modern fizik açısından evren , varolduğunu bildiğimiz bütün atomik alemlerdir
Evrenin oluşumuna dair günümüzde en çok kullanılan teori, Bigbang (Büyük Patlama) teorisidir. Bu teoriye göre evren, sıfır hacimli ve çok yüksek bir enerji potansiyeline sahip, sıkışmış bir noktanın patlamasıyla oluştu. ilk patlama nasıl oluştu Evren meydana gelmeden önce evrenin yerinde ne olduğu ya da evrenin neyin içinde genişlediği sorularına bilimsel bir cevap bulunamamıştır, bununla birlikte evrenöncesi durum, evrendışı varoluş hakkında hipotezler öne sürülmüştür.
Büyük Patlama sonucunda altı yöne dağılan gaz molekülleri uzun bir dönem boyunca birbirlerinden bağımsız hareket ettiler. Sürekli genişleyen evrenin her yerinde geçerli olan fizik kurallarından kütleçekimi kanunu vasıtasıyla bağımsız gazlar birleşerek galaksileri (gök adaları) oluşturdular. Aynı evrensel fizik kanunu neticesinde gökadalar da birbirlerine yaklaşarak devasa gruplar oluşturdu. Galaksiler içinde yıldızlar ve bazı yıldızların çevresinde sistemler oluştu. İçinde yaşadığımız Güneş Sistemi bunlardan birisidir. Keşfedebildiğimiz evrende 400 milyardan fazla galaksi ve 10.1088 yıldız olduğu tahmin edilmektedir. Astronomların tahminine göre, her gün 275 milyon yeni yıldız doğuyor.
Evren varolmuş olan, varolan ve varolacak olan her şey. Bütün bir doğal dünya. Gözlemlenen ya da varolduğuna inanılan madde ve enerjinin tümünü birden içeren fiziki sistemdir.
Yıldızları,gezegenleri,yeryüzünü, gaz ve bulutları, vb. kapsayan, maddeyle dolu mekanın bütünü. Yani "evren" astronominin, astrofiziğin konu edindiği şeylerin tümüdür. İçinde "her şey" olan bu dev çorba, sonsuzluk veya hiçlik olarak tanımlanabilecek uzayın içinde yer alır. Daha doğrusu, uzaya FON olan siyah hiçliğin içindeki her şeydir evren... Dolayısıyla aslında sonsuz uzayın-hiçliğin içinde de değildir. Zira "hiçliğin" içi olmaz. Fakat olmayan şeylere de (sıfır gibi) onlardan bahsedebilmek ve düşüncelerimizde kullanabilmek için bir isim vermek zorunda olduğumuzdan evreni çevreleyen bu "hiçliğe" uzay-uzam gibi isimler vermişizdir. Bakış açısına göre evren, aslında "tek" şeydir de... Zira bilinen en büyük bütündür. Fakat sadece "evren" kavramını kullanarak düşünüp konuşamayacağımız için onu farklı ve daha küçük parçalara ayırır ve sınıflandırırız. Böylece "dil" ortaya çıkar. Dili kullanan insanlar bir süre sonra kavramların aslında gerçekliklerinin olmadığını sadece fonksiyonları olduğunu unutur ve kendi yarattıkları kavramların mutlaka bir gerçekliğe işaret ettiğine ("tanrı" kavramında olduğu gibi) inanmaya başlar. Buradan olarak, aslında tek şey vardır ve bunun
adı da (bize göre tabi ki) "Evren" dir. Evren oluşmuş ve/veya oluşturulmuş sistemler bütünüdür.
Sözlükte “evren” ne demek?
* Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
* Gök varlıklarının tümü, kainat. Ejder, ejderha.
Evrenin oluşumu:
Kozmogoni, ya da evrendoğum, evren(kozmos) in oluşumunu ele alan teorilere verilen addır. Varlığın, gerçekliğin ve maddenin ortaya çıkışını ele alan kuramlar içerir.Sözcük Yunanca kozmos κόσμος: dünya, alem) ve gonia(γέγονα, doğum, oluşum) sözcüklerinden oluşur. Kozmoloji ile farkı: Kozmolojinin mevcut evreni incelemesidir. Kozmogoni evrenin kökeni ile ilgilenir. Kozmogoninin daha felsefi bir uğraş olduğunu söyleyebiliriz. Varlığın nedeni, tanrının varlığı, evrenin evrilme tarzı gibi konular ve metafizik unsurlar içermektedir. Öngörü ve tahminlerden destek almak durumundadır. Kozmogonide iki ana akım vardır. Bir görüş zamanı sonsuz olarak kabul eder.(Aristoteles) Evren ise bir teklikten,önceki durumdan genişlemiştir. Stephen Hawking gibi fizikçilerin savunduğu diğer görüş zamanda değişimi reddeder. Zaman evrenle birlikte başlamıştır. Evrenden önce diye bir şey yoktur.
Evrenin oluşumuna dair düşüncelerden “büyük patlama” adlı kuram geniş kabul görür. Evrenin bir zamanlar çekimsel teklik olduğu ve aniden aşırı şekilde genişlediği görüşündedir. Büyük patlama kuramı fizikçiler arasında genel kabul görse de bazı sorular ortaya çıkarmıştır. Patlama öncesinde ne olduğu ve Patlama sonrasındaki genişlemenin tarifi halen belirsizdir. Evrenin ilk zamanları hakkında uzlaşılamamıştır. Büyük patlama kuramının karşısında “Sicim(Tel, yay anlamında) kuramı” ve onun uzantısı olan M teorisi yer alır. Evrenin titreşen küçük teller(sicimler) den oluştuğunu ve farklı titreşim sıklıklarının evrendeki farklılıkları oluşturduğunu öne sürer. Bu kuram köklere dair açıklamalar getirse de kuantum deneysel bir kanıtı mevcut değildir.
Bigbang teorisi;
Büyük patlama olarak bilinir. Evrenin 13,7 milyar yıl önce aşırı sıcak bir ortamdan geldiğini savunan teoridir. Evrenin başlangıcı olduğu kabul edilir. Amerikalı Edwin Hubble evinde kullandığı dev bir teleskopla gökyüzünü incelerken yıldızların kızıl renge doğru yaklaşan bir ışık yaydıklarını saptadı. Bu buluşla bilim dünyasında büyük değişimler oldu. Yıldızların git gide dünyadan uzaklaştığını anladılar. Sadece dünyadan değil birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Bunun sonucunda da evrenin sürekli genişlediğini anlaşıldı. Evrenin bu şekilde başladığı ön görülür
Büyük Patlama Teorisi'ne göre evren bundan yaklaşık 15 milyar yıl önce büyük bir patlamayla oluşmaya başladı. Büyük Patlama (Big Bang) adı verilen bu patlama sonrasındaki süreçte gök adalar, yıldızlar, gezegenler ve diğer gök cisimleri meydana geldi. Büyük Patlama Teorisi bazı soruları hala cevaplayamamaktadır. Örneğin patlayan şeyin ne olduğu ya da bu patlamaya neyin sebep olduğu henüz tam olarak açıklanamamaktadır. Bilim insanları günümüzde bu konuyla ilgili yeterli bilgiye hala ulaşamamış olsalar da çalışmalarına devam etmektedirler. Böylece gelecekte evrenin nasıl oluştuğu ve nasıl yok olacağı ile ilgili bilgilere ulaşılabileceği düşünülmektedir.
Bigbang Nasıl Keşfedildi?
1929 yılında California Mount Wilson gözlem evinde, Amerikalı astronom Edwin Hubble kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların, uzaklıklarına bağlı olarak kızıl renge doğru yaklaşan bir ışık yaydıklarını saptadı. Bu buluş bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Çünkü bilinen fizik kurallarına göre, gözlemin yapıldığı noktaya doğru hareket eden ışıkların tayfı mor yöne doğru, gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan ışıkların tayfı da kızıl yöne doğru kayar. Hubble'ın gözlemleri sırasında ise yıldızların ışıklarında kızıla doğru bir kayma fark edilmişti. Yani yıldızlar bizden sürekli olarak uzaklaşmaktaydılar.
Hubble, çok geçmeden çok önemli bir şeyi daha keşfetti: Yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Her şeyin birbirinden uzaklaştığı bir evren karşısında varılabilecek tek sonuç, evrenin her an "genişlemekte" olduğuydu. Evren genişlediğine göre, zaman içinde geriye doğru gidildiğinde evrenin tek bir noktadan başladığı ortaya çıkıyordu.
Yapılan hesaplamalar, evrenin tüm maddesini içinde barındıran bu "tek nokta"nın, "sıfır hacme" ve "sonsuz yoğunluğa" sahip olması gerektiğini gösterdi. Evren, sıfır hacme sahip bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştı. Evrenin başlangıcı olan bu büyük patlamaya İngilizce karşılığı olan "BigBang" ismi verildi ve bu teori de aynı isimle anılmaya başlandı.
Cern deneyi:
CERN (Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi) olarak bilinen dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarında, belki de dünya tarihinin en ilginç deneyleri yapılmaktadır. Bu laboratuvar, Fransa-İsviçre sınırında yerin 100 metre altında ve 27 km uzunluğunda çember şeklinde tasarlanmıştır. Çember şeklindeki tüplerde birbirinin zıt yönünde proton adlı parçacıklar hızlandırılmakta, zıt yönde hareket ettirilen parçacıkların hızları, yani enerjileri yeterli seviyeye geldiğinde ise birbirleriyle çarpıştırılmaktadır. Bu çarpışma neticesinde muazzam bir enerji açığa çıkmaktadır. Fizikçiler işte bu parçacıkların enerji ve hızlarını ölçerek evrenin yaratılışı ile ilgili detayları öğrenmeye çalışmaktadırlar. Bunun neticesinde de sayısız parçacık oluşturulmaktadır. Peki, bu deney neden yapılmaktadır?
Bilim adamları, parçacıkların birbirleriyle çarpışması ile yaşananların, evrenin Yüce Allah tarafından yaratılışının çok çok kısa süre sonrasına benzediğini belirtmektedirler. Bu anın incelenmesi ile, evrenin BigBang ile yaratılışının detaylarını öğrenmenin mümkün olabileceği ve teorik fizikteki, “Karanlık madde, sicim teorileri, küçük karadelikler, anti madde ve uzayın diğer boyutları var mı?” benzeri güncel fiziksel problemlerin de çözümlenebileceği düşünülmektedir.